Vah Konya’m vah…!

Konya’da bu kadar eğlence mekânı varmış da biz mi bilmiyor muşuz?

Konya’da bu kadar kumarbaz varmış da biz mi duymamışız?

Konya’da bu kadar arsız varmış da bize mi denk gelmemiş?

Şaşırıyorum.

Utanıyorum.

Hayret ediyorum.

Nasıl olabilir böyle bir şey.

Gün geçmiyor ki, bir eğlence mekânı basılmasın, onlarca kişiye ceza kesilmesin.

Önce, ‘Yazmayayım. ’ dedim. ‘Güzel Konya’mızın güzel imajına zarar vermeyeyim.’ dedim.  Ama hadisenin boyutları bu aşamaya gelince yazmak zorunda kaldım. Belki toplum olarak kendimize geliriz. Belki ‘neden bu hale geldik’ diye, şapkamızı önümüze koyup düşünürüz. Belki sorunun çözümü için çaba harcarız.

Konya polisini tebrik ediyorum. Emniyet Müdürü Mustafa Aydın doğru yapıyor. Üstüne üstüne gidiyor.

Tabi polisin yapacakları bir yere kadar. Ancak kanunun kendisine verdiği yetkiler çerçevesinde hareket edebilir. Maalesef ki bu konuda kanun yetmiyor. Yetersiz kalıyor. Allah’tan kısıtlama tedbirleri var da bazı müeyyideler uygulanıyor.

Polisi aşan durumlarda toplum harekete geçmeli. Sivil Toplum Kuruluşları bir şeyler yapmalı. Suçlamak için söylemiyorum. Konya STK’larının artık yakınlarını-Konya’yı da görmesi gerekiyor. Zararlı alışkanlıklarla mücadele konusuna ağırlık vermeliler. Bir eksiğimizi, yetersizliğimizi buradan belirtmek istiyorum. Zararlı alışkanlıklarla mücadele eden STK sayımız çok az. Olanlar da maalesef yeterli donanım ve imkânlara sahip değil. Uyuşturucu ile mücadelede aktif rol oynayan bir derneğimizi istisna tutmakta fayda var. Gül Madde Bağımlıları Kurtarma ve Gençlik Derneği. Ellerinde çok fazla imkân olmamasına rağmen güzel işler yapıyorlar. Gençleri bu illetten kurtarmada maddi tedavinin yanında manevi tedaviyi de önceliyorlar.  Bu tür STK’lar mutlaka desteklenmelidir. Benzer amaçlara hizmet eden daha çok STK kurulmalıdır.

Adı eğlence merkezi olan bu tür yerlerin sadece adı eğlence mekânı. Bu mekânların çoğunda zararlı faaliyetler adına her şey var. İçki, kumar, kadın, uyuşturucu… Ramazan ayında olmamıza, ülkede kısıtlama hatta tam kapatma tedbirleri uygulanmasına rağmen bu eğlence mekânları durdurulamıyor. Polis kapatıyor, ceza yazıyor, mühürlüyor… Ertesi gün mühürleri kırıp yeniden açıyorlar. Hangi cesaretle bunu yapıyorlar? Aldıkları büyük para cezalarını nasıl ödüyorlar? Anlamak mümkün değil.  Ya büyük paralar kazanıyorlar, ya da bu cezaları ödemiyorlar. Tüm bunları mercek altına almamız gerekiyor.

Şahsen bundan çok mustarip olduğumu ifade etmek isterim. 31 yıldan bu tarafa bu şehirde yaşıyorum. Gençlik yıllarım olan 1990’larda Konya’da Ramazan’da açık olan restoran sayısı bir elin parmaklarını geçmezdi. Yabancılara veya oruç tutmayan hastalara hizmet eden bu yerler de camlarını perde çekerek veya gazete kâğıdı yapıştırarak kapatırlardı. Peki ya şimdi…? Bırakın açık restoranları, adı eğlence merkezi olan onlarca yer var ve Ramazan ayında faaliyetteler… Yasaklara rağmen…!

Ne vakit bu hale geldi güzel şehrimiz Konya? Vah… Vah… Vah.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum