Konyalı Rabia yaşadıklarını anlattı: Bu el benim nasibimden çıkmıştı
Kim Milyoner Olmak İster yarışmasının şampiyonu Konyalı 24 yaşındaki Rabia Birsen Göğercin, yaşadıklarını anlattı. Elinin nasibinden çıktığını söyleyen Göğercin, “Babam odama gelip benden helallik istedi. Çok ağrıma gitmişti” dedi.
ATV’de yayınlanan Kim Milyoner Olmak İster yarışmasında güler yüzü ve sempatik tavırlarıyla gönüllerde taht kuran Konyalı 24 yaşındaki Rabia Birsen Göğercin, Yeni Şafak Gazetesi muhabiri Neslihan Altun’a yaşadıklarını anlattı.
Gazi Üniversitesi Biyoloji Bölümü mezunu Rabia Birsen Göğercin, “Babam her zaman benim yanımda olan en büyük destekçilerimden biriydi” dedi.
“BİRBİRİMİZİN HAYALİNİ GERÇEKLEŞTİRMİŞ OLACAĞIZ”
Göğercin “Bu eli alırken babam çok istemişti, ben istemiyordum. Çünkü maliyeti çok yüksekti. Bu seviyedeki ampütasyonları için elin fiyatı 27 bin 500 euro. Babam bu eli alabilmek için bir mülkü sattı. Babamın hobi bahçesi hayali vardı, ancak onda vazgeçip eli satın aldı. Şimdi de ben babama bir hobi bahçesi almak istiyorum. Bu şekilde birbirimizin hayalini gerçekleştirmiş olacağız” dedi.

“ELİM ÇOK UZUN SÜRE KIYMA MAKİNESİNİN İÇİNDE KALDI”
Acı olayı anlatan Göğercin, “23 yaşındaydım. Geçtiğimiz yıl Kurban Bayramı’nda elimi kaybettim. Babam kasap. Ona dükkanda yardım ederken bir dalgınlık ile elimi kıyma makinesine kaptırdım. Tersime geldiği için makineyi kapatamadım ve elimi kaybettim. Hastaneye gittik. Orada el amputasyonu olacağı söylendi. O süreçte baygın olmanızı istemiyorlar. Çünkü bir kan kaybı yaşıyorsunuz ve her an bilinç kapanabilir diye. Bilekten ampute oldum. 12 veya 15 günlük bir hastane sürecim oldu. Hastanede hatırladığımız tek şey başından sonuna kadar gülümsediğimizdi. Elim çok uzun süre kıyma makinesinin içinde kaldı. İtfaiye ekibi çıkaramadığı için makineyi küçültüp karnıma koydular. O şekilde gittim hastaneye. 1 buçuk saate yakın dükkanda uğraştılar. Elim çıkmadı, çıksa da feci bir kan kaybı yaşanacaktı. Çünkü makine basınç ile damar ve dolaşım sistemini sıktığı için kan kaybını yavaşlatıyordu. Hastaneye gittiğimizde doktor, 2 saat ayakta kaldığımı, belli bir kan kaybettiğimi ve 45 dakika ile 1 saat vaktimin kaldığını, ya da elim ampute olacağını söyledi. Öyle bir seçenek sunulduğunda tabi ki yaşamak istiyorsunuz. O an istediğiniz tek şey o acıdan kurtulmak. Elimin makineye sıkışması büyük bir şanstı. Elimi farklı bir şekilde kaybetseydim ve sıkışmasaydı kan kaybından ölebilirdim” diye konuştu.

“KULLANDIKÇA ÖĞRENİYORSUNUZ. ÖĞRENDİKÇE HER ŞEY KOLAYLAŞIYOR”
Rabia Birsen Göğercin, “Hani derler ya ‘yağ küpü kırılır, bal küpü açılır’ diye tam onu yaşadım. Hobi bahçesi alamadık diye çok üzülmüştüm. Ben bu saatten sonra elim yok ise bu benim normalim olmalı. Bu şekilde devam edecektim, bu benim için eksiklik veya yarımlık değil. Hiçbir zaman öyle hissetmedim. Aksine bu durum beni güçlendirdi ve tamamladı. Bu yüzden el alınmasını istememiştim ancak babam çok istedi. Ben o dönem psikolojik olarak zor bir dönem yaşadım. Eli almak istemediğim zaman babam bu parayı alalım o zaman çöpe atalım dedi. El hayatımı kolaylaştırdı. Kullandıkça öğreniyorsunuz. Öğrendikçe her şey kolaylaşıyor” dedi.
“BU EL BENİM NASİBİMDEN ÇIKMIŞTI”
“Acıları ve hüzünleri görmezden geliyorum” diyen Göğercin, “Olaydan sonra babam dükkana uzun süre giremedi. Kapalı kaldı, babam çok zor bir dönem geçirdi. Babam dükkanı açmak istemeyince ‘Baba çalış el alalım’ dedim, istemediğim halde. Çünkü öyle bir duruma gelmişti ki ne yemek yiyor nede su içiyordu, saatlerce oturup düşünüyordu. El alalım dediğimi duyunca o gün gidip dükkanı açtı. Biz paylaştıkça daha iyi olan insanlarız. Acımızı da sevgimizi de. Herkes gelip babamla sohbet edip yanında oldular.
Babam dükkandan gelirken çiçek toplayıp geliyordu. Hüznünü belli etmemek için. Gözlerindeki hüznü görüyordum ama bana yansıtmamaya çalışıyordu. Bir gece babam odama geldi ve benden helallik istedi. O zaman çok ağrıma gitmişti. Ben babam feda olayım. Babam sanki onun için elimden vazgeçmişim gibi gördü ancak öyle değildi çünkü bu benim başıma gelecekti. Dükkanda olmasa da başka bir yerde olacaktı. Bu el benim nasibimden çıkmıştı. 60 yaşıma geldiğimde hüzün veya acı hatırlamak istemiyorum. Acıları ve hüzünleri görmezden geliyorum” diye konuştu.

Rabia Birsen Göğercin, son alarak şunları söyledi:
“Hastanede Emine abla ile tanıştım. İki bacağını kaybetti, oda. Bir bacağını enfeksiyondan bir bacağını da diyabetten kaybediyor. Aynı zamanda da elinde damar tıkanıklığı var ve bu yüzden sol kolunu da yaşayacak. Yarışmadan sonra Emine ablaya ulaşmaya çalıştım. Valilik yardımıyla bulduk. Emine ablanın iyileşme sürecini bekleyeceğiz ve onun için elimizden geleni yapacağız. İnsanlar koluma ne olduğunu sormak istiyor bunun farkındayım. Bu benim için sorun değil. Sorduklarında cevabını veriyorum. Ben kendime ‘tüh tüh veya vah vah’ demedim. İnsanların böyle demesi tuhaf geliyordu.
Bu soruları almamak ve biraz daha estetik görünmesi için estetik eli bu yüzden istiyorum. Mutluluğun bize umut oldu, yaşantın bir ders oldu gibi çok mesajlar geliyor. İnsanlara bu şekilde dokunabiliyorsan ne mutlu bana. Maddi ve manevi olarak insanlara yardım etmek istiyorum. Sağ elimi uzatmak istiyorum. Çünkü sevginin iyileştiremeyeceği bir şey yok. Bir şeyin manevi desteğini kavrayabilirsek maddi değerinin önemi kalmıyor. Hayat sevincimi annemden alıyorum. O da benim gibi. Belirli bir şekilde acımızı yaşayıp önümüze bakmamız gerekiyor.”
Konyalı milyoner Rabia memleketi Hüyük’te
Bakan Göktaş, Konyalı Milyoner Rabia ve ailesini ağırladı
Kim Milyoner Olmak İster’de büyük ödül 5 milyon oldu
Konyalı Milyoner Rabia’ya güzel haber! Ücretsiz karşılayacak
Konyalı Milyoner Rabia, gönülleri bir kez daha fethetti
Konyalı Rabia, doğup büyüdüğü köyünün gururu oldu
İşte Konyalı Rabia Birsen Göğercin’in milyonluk sorusu ve cevabı
Kaynak:Yeni Şafak



Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.