Fahri Mithat Korkusuz

Fahri Mithat Korkusuz

Bir hayal gerçeğe dönüşürken

Bazı hayaller vardır; yıllarca zihninizde taşırsınız. Kimi zaman yazılarınızda anlatır, kimi zaman dost sohbetlerinde dile getirirsiniz. Gün gelir, bir bakarsınız ki yıllardır hayalini kurduğunuz o şey adım adım gerçeğe dönüşmeye başlamış.

İşte benim için Karapınar Jeopark Projesi tam da böyle bir hikâye…

Hafta sonu gerçekleştirilen iki günlük etkinlikleri izlerken doğrusu büyük bir heyecan duydum. Çünkü yıllar önce haberlerimde, köşe yazılarımda ve değerlendirmelerimde dile getirdiğim pek çok şeyin bugün somut bir proje olarak karşımıza çıktığını görmek benim için ayrı bir anlam taşıyor.

Şükürler olsun…

Karapınar’ın sahip olduğu eşsiz doğal ve jeolojik zenginliklerin artık daha güçlü biçimde gündeme gelmesi, bu değerlerin korunarak turizme kazandırılması yönünde önemli adımlar atılması hepimiz adına sevindirici.

“Bizim de hayalimizdi…”
Hafta sonu gerçekleştirilen programda Kaymakam Şenol Özüt’ün sözleri özellikle dikkatimi çekti.

İlçemizde üç yıldır görev yapıyor. Ancak konuşmasında Karapınır’a olan aidiyetini, ilçenin geleceğine ilişkin heyecanını ve projeye olan inancını görmek gerçekten hoşuma gitti.

“Bizim de hayalimizdi” demesi, doğrusu yüreğimize dokundu.

Çünkü Karapınar’ın geleceğine ilişkin güzel hayaller kuranların sayısının artması, bu hayallerin ortak bir hedefe dönüşmesi çok kıymetli.

Yıllar önce başlayan bir ısrarın sonucu
Bu noktada Belediye Başkanımız İbrahim Önal’a da teşekkür etmek gerekiyor.

Yıllar önce başlayan çalışmaları ısrarla takip ederek bugünlere taşıyan bir süreçten söz ediyoruz. Böyle büyük projelerde sonuç almak kolay değil. Sabır, takip ve kararlılık gerekiyor.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay’a da projeye ve Karapınar’a verdiği katkılar dolayısıyla teşekkür etmek gerekiyor.

Karapınar’ın geleceği açısından böylesine önemli bir çalışmanın farklı kurumların iş birliğiyle ilerlemesi, projenin gücünü de artırıyor.

UNESCO heyecanı
Yıllar önce gerçekleştirilen ilk toplantılara katılan UNESCO Türkiye yetkililerinden Nizamettin Hocamızla hafta sonu yeniden sohbet etme fırsatı bulduk.

O günlerde konuşulanların bugün daha somut bir noktaya gelmiş olması gerçekten mutluluk verici.

Karapınar zaten başlı başına bir açık hava müzesi…

Meke Maarı, Acıgöl, Karacadağ volkanik alanları, obrukları, kumulları ve birbirinden farklı jeolojik oluşumlarıyla Karapınar, sahip olduğu değerleriyle bu projeyi fazlasıyla hak ediyor.

Asıl mesele, bu zenginlikleri koruyarak geleceğe taşımak ve doğru şekilde tanıtabilmek.

Hafta sonundaki etkinliklerde bunu bir kez daha gördük. Gerçekleştirilen faaliyetlerin UNESCO Türkiye ekibinin de ilgisini çekmesi, Karapınar adına umut verici bir tablo ortaya koydu.

Bu sadece bir turizm projesi değil
Karapınar Jeoparkı'nı yalnızca jeolojik oluşumların tanıtıldığı bir proje olarak görmemek gerekiyor.

Bu proje aynı zamanda doğa, kültür, eğitim, turizm ve yerel ekonomiyi bir araya getirebilecek sürdürülebilir bir kalkınma modeli olabilir.

Jeopark hayata geçtiğinde Karapınar’ın ulusal ve uluslararası ölçekte daha fazla tanınmasının önü açılacaktır.

Bunun doğal sonucu olarak ilçeye gelen ziyaretçi sayısında artış yaşanması beklenebilir. Daha fazla ziyaretçi ise konaklama sektöründen yeme-içmeye, rehberlik hizmetlerinden ulaşıma, yöresel ürünlerden el sanatlarına kadar pek çok alanda ekonomik hareketlilik anlamına geliyor.

Yani bu proje sadece jeolojik mirasımızın korunması açısından değil, Karapınar ekonomisi açısından da kaçırılmaması gereken önemli bir fırsat. Karapınar Jeoparkı'nın oluşturulmasıyla seyahat acentelerinin bölgeye yönelik yeni tur programları hazırlaması da kolaylaşacak. Jeolojik ve doğal mirasın kültürel değerlerle birlikte tanıtılması, bölgenin günübirlik ziyaretlerin yanı sıra daha uzun süreli turizm hareketliliğinden de pay almasına katkı sağlayacak.

Kazanan Karapınar olacaktır.

Karapınar’ın zamanı geliyor
Karapınar’ın sahip olduğu değerleri düşündüğümüzde, ilçemizin turizm açısından bugüne kadar potansiyelinin çok altında kaldığını söylemek mümkün.

Oysa elimizde hazır bir hazine var.

Meke Maarı var.

Acıgöl var.

Karacadağ var.

Obruklar var.

Kumullar var.

Ve bütün bunların yanında binlerce yıllık kültürel birikimimiz var.

Şimdi yapılması gereken, bu değerleri korumak, doğru anlatmak ve dünyaya açmak.

Karapınar Jeopark Projesi işte tam bu noktada büyük önem taşıyor.

Aynı zamanda Konya’nın ve çevresinin turizm potansiyeline de önemli bir katkı sunabilecek bir çalışma.

İki günlük etkinlik, büyük bir umut
Hafta sonu gerçekleştirilen iki günlük proje tanıtım programı, bu açıdan son derece önemliydi.

Etkinliklerde ortaya konulan çalışmalar, Karapınar’ın sahip olduğu zenginliklerin ne kadar büyük bir potansiyele sahip olduğunu bir kez daha gösterdi.

Şimdi hep birlikte güzel bir heyecanı bekliyoruz.

Yıllardır konuşulan, hayal edilen ve emek verilen Karapınar Jeoparkı’nın artık hayata geçmesini…

Ben yıllar önce yazdığım yazılara bugün dönüp baktığımda, o gün kurduğumuz hayallerin önemli bir bölümünün bugün konuşulanlarla örtüştüğünü görüyorum.

Bu da insana ayrı bir mutluluk veriyor.

Çünkü bazen bir gazetecinin yazdığı bir yazı, yıllar sonra gerçeğe dönüşen bir hayalin küçük bir parçası olabiliyor.

Şimdi temennimiz açık:

Bu heyecanlı bekleyiş mutlu sonla bitsin.

Karapınar’ın jeolojik mirası korunsun, dünyaya tanıtılsın, turizm kazansın, esnaf kazansın, üretici kazansın ve en önemlisi Karapınar kazansın.

Yıllardır hayalini kurduğumuz Karapınar Jeoparkı’nın artık gerçeğe dönüşmesini yürekten diliyorum.

Çünkü Karapınar bunu hak ediyor.

Hem de fazlasıyla…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Fahri Mithat Korkusuz Arşivi

Gençler her şeyimiz

20/07/2026 11:30