Burak Yiğit Akbıyık

Burak Yiğit Akbıyık

Direkten dönen sadece top değildi

Konyaspor, Ziraat Türkiye Kupası’nda finale kadar yenilgi yüzü görmeden geldi.

Bu yolculuk, sadece skorlarla değil; inançla, mücadeleyle ve şehirle kurulan bağla yazıldı.

Antalya’ya gittiğimde bunu çok net hissettim.

Binlerce Konyaspor taraftarı oradaydı. Uzun yıllar konuşulacak bir atmosfer, unutulmayacak bir destek vardı.

Ama ne yazık ki sahada bu büyük desteğin karşılığı alınamadı.

Kazanacağımıza dair güçlü bir inancım vardı.

Ancak ilk yarı, beklentilerin oldukça altındaydı. Konyaspor oyunu kontrol etmekte zorlandı ve devreye 1-0 geride girdi.

İkinci yarı ise bambaşka bir Konyaspor vardı sahada. Daha baskılı, daha istekli, daha inançlı…

Nitekim Muleka’nın golüyle skor eşitlendi ve umutlar yeniden yeşerdi.

O an statta herkes bu maçın dönebileceğini hissediyordu.

Ama futbol bazen sadece oyun değildir; bir an, bir karar, bir kırılma belirler her şeyi.

Golden kısa süre sonra kazanılan penaltı, maçın en kritik anıydı. Topun başına Bardhi geçtiğinde statta bir sessizlik vardı.

Böyle büyük maçlarda herkes kahraman olmak ister ama o top direkten döndü.

Direkten dönen sadece bir futbol topu değildi.

Bir şehrin kupaya uzanan hayalleri, tribünlerde biriken umutlar ve o gece yaşanması beklenen sevinç de o an geri döndü.

Çünkü bazı anlar vardır; skor tabelasından çok daha fazlasını değiştirir.

direkten-donen-sadece-top-degildi

O an yaşanan hissi anlatmak çok zor. Kelimeler yetersiz kalıyor.

Bizim adımıza büyük bir kırılmaydı.

Sonrasında oyun yeniden sertleşti. Bu kez aleyhimize verilen penaltı tartışmaları beraberinde getirdi.

Evet, Jevtovic’in topa elle müdahalesi var, fakat ondan önce daha net bir faul olduğu görüşü ağır basıyor.

Bir oyuncunun, rakip oyuncuya temas ederek hava topuna yükselmesi ne zamandan beri görmezden geliniyor?

Bu noktada Halil Umut Meler’in kararları doğal olarak tartışma konusu oldu. Bu seviyedeki finalde daha adil bir yönetim beklenirdi.

Golden sonra Konyaspor yeniden baskıyı artırdı. Muleka’nın son dakikalardaki kafa vuruşu gol olsa, bugün çok farklı şeyler konuşuyor olabilirdik.

Uzatma dakikaları da tartışmalıydı.

İkinci yarıda 2 penaltı, uzun gol sevinci ve sık sık oyunun durduğu anlar olmasına rağmen yalnızca 6 dakika uzatma verilmesi dikkat çekiciydi.

Üstelik uzatmanın büyük bölümünde Trabzonspor’un oyunu soğutma çabaları da görüldü.

Buna rağmen maç 90+7’de sona erdi.

Tüm bunların ötesinde, final sonrası görüntü en çok akılda kalan şeydi.

Ağlayan futbolcular, yıkılmış taraftarlar…

direkten-donen-sadece-top-degildi

Bir şehrin umutları bir anda sessizliğe gömüldü.

Ama şunu da unutmamak gerekiyor: Konyaspor bu finale gelene kadar büyük bir karakter koydu. Bu yolculuk kaybedilmiş bir hikaye değil, geleceğe yazılmış bir mesajdır.

Futbol bazen acıtır. Ama bazı acılar, daha güçlü dönüşlerin başlangıcı olur.

Ve belki de en çok buna tutunmak gerekir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Burak Yiğit Akbıyık Arşivi

Adım adım kupaya

22/04/2026 18:36

Kalbimiz sizinle

25/03/2026 13:42