Hüseyin Toptaş
FURKÂN SURESİ’NE GÖRE MÜSLÜMAN (1)
İman ve Güzel Ahlâkın Bütünlüğü
Furkân Suresi’nin son bölümünde, imanın güzel ahlâkla bütünleşmesi ve insanın olgun bir mümin hâline gelmesi için Rahmân’ın has kullarının özellikleri anlatılır. Bu özellikler, gerçek Müslümanlığın yalnızca sözden ve iddiadan ibaret olmadığını; inancın davranışlara, ahlâka ve hayatın bütününe yansıması gerektiğini ortaya koyar.
Surenin 63-76. ayetleri, bir Müslümanın nasıl bir insan olması gerektiğini etkileyici bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu ayetlerde tevazu, vakar, ibadet, ölçülü yaşama, doğruluk, iffetin korunması, aile sorumluluğu ve kulluk bilinci gibi temel değerler üzerinde durulur.
Tevazu ve Vakar
Rahmân’ın has kullarının ilk özelliklerinden biri tevazu ve vakardır. Kur’an’da şöyle buyrulur:
“Rahmân’ın has kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara laf attığında ‘Selâm!’ derler (geçerler).” (Furkân, 25/63)
Rahmân’ın has kulları, kendilerini başkalarından üstün görmez, insanlara karşı kibirli davranmazlar. Kendini bilmez kimselerin incitici sözleriyle karşılaştıklarında öfkelerine yenik düşmez, olgun ve ölçülü bir tavır sergilerler.
Tevazu, kişiliksizlik veya haksızlık karşısında sessiz kalmak değildir. Asıl olan, insanın kendi değerini bilirken başkalarını küçümsememesi; haklı olduğu durumlarda bile ahlâkını ve vakarını koruyabilmesidir.
İbadet ve Kulluk Bilinci
Rahmân’ın has kulları, Allah’a kulluklarını hayatlarının merkezine yerleştirirler. Gecelerini ibadetle geçirir, Allah’ın rahmetine sığınır ve ahiretin hesabını daima göz önünde bulundururlar.
Kur’an’da onların duası şöyle anlatılır:
“Gecelerini Rablerine secde ederek ve kıyam durarak geçirirler.
Ve şöyle derler: ‘Rabbimiz! Cehennem azabını üzerimizden sav. Doğrusu onun azabı gelip geçici değil, devamlıdır.
Orası cidden ne kötü bir yerleşme ve ikamet yeridir!’” (Furkân, 25/64-66)
Bu ayetler, gerçek kulluğun yalnızca ibadetleri yerine getirmekten ibaret olmadığını, aynı zamanda Allah’a karşı derin bir sorumluluk ve hesap bilinci taşımayı gerektirdiğini gösterir.
Rahmân’ın has kulları, yaptıkları ibadetlerle yetinip kendilerini güvence altında görmezler. Allah’ın rahmetini umarken azabından sakınır, hayatlarını bu bilinçle düzenlemeye çalışırlar.
Ölçülü ve Sorumlu Hayat
İslam, Müslümanın harcamalarında da ölçülü olmasını ister. Rahmân’ın has kulları ne israfa düşer ne de cimrilik ederler. Sahip oldukları imkânları bilinçli kullanır, ihtiyaçlarını karşılarken aşırılıktan kaçınırlar.
Kur’an’da bu özellikleri şöyle ifade edilir:
“Onlar, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.” (Furkân, 25/67)
Bu ayet, Müslümanın ekonomik davranışlarında dengeyi esas alması gerektiğini ortaya koyar. İsraf, sahip olunan nimetleri ölçüsüzce tüketmek; cimrilik ise imkânları gerektiği yerde kullanmaktan kaçınmaktır.
Müslüman, malı ve imkânları bir üstünlük aracı olarak görmemeli; bunların aynı zamanda bir sorumluluk olduğunu bilmelidir. Ölçülü yaşamak, hem kişinin kendi hayatında hem de toplumun refahında önemli bir yere sahiptir.
Ahlâkî Tutarlılık ve Büyük Günahlardan Sakınmak
Rahmân’ın has kulları, inançlarında olduğu gibi davranışlarında da Allah’ın koyduğu ölçülere bağlıdırlar. Allah’a ortak koşmaktan, haksız yere cana kıymaktan ve zinadan uzak dururlar.
Kur’an’da şöyle buyrulur:
“Yine onlar ki Allah ile beraber başka bir tanrıya yalvarmazlar, Allah’ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Bunları yapan, günahının cezasını bulur.”
(Furkân, 25/68)
Bu ayette üç büyük günaha dikkat çekilmektedir: Allah’a ortak koşmak, haksız yere cana kıymak ve zina etmek.
Bu uyarılar, Müslümanlığın yalnızca inanç beyanıyla sınırlı olmadığını; insanın Allah’a, kendi nefsine ve diğer insanlara karşı sorumluluklarını da kapsadığını gösterir.
Gerçek mümin, inancıyla davranışları arasında tutarlılık kurmaya çalışır. İnandığı değerleri yalnızca başkalarına tavsiye etmekle yetinmez, önce kendi hayatında yaşatmanın sorumluluğunu üstlenir.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.