Halis Demir Özkara

Halis Demir Özkara

Utanç duyuyorum...

 

Dün kısa bir değerlendirme yapmıştım. Ama hızımı alamadım. Aynı konuda bir yazı daha yazma ihtiyacı duydum. Aykut Kocaman’ın düşürüldüğü durum ziyadesi ile üzüntü verici. Adam takımını savunacak  bir tek gerekçe bulamadı.

Hoca maç sonu değerlendirmesinde iki cümle ile konuyu özetledi. Daha da üstüne söylenebilecek başka cümle yok. 

“Utanç duyuyorum”
“Özür dilerim”

Ne büyük erdem. Ancak Aykut Hoca gibi erdemli bir Teknik Ditektöre yakışır. Adam gibi adam.

Ne desin. 90 dakika boyunca kaleyi zorlayan tek pozisyon yok. Kaleye atılan ilk ve tek şut 87. dakikada. O da frikikten.

Böyle bir Konyaspor ne izledim ne duydum. 

Futbolcuların ne yapmaya çalıştıklarını anlamak mümkün değildi. Serkan’ın olağanüstü kurtarışları olmasaydı 3 puan gittiği gibi itibarımız da gidecekti. Tarihi fark yiyecektik. 

Bu şekilde yenildiğimiz takımın Göztepe olması daha da üzücü. Her deplasmanda Konya’ya karşı takındıkları tutumu biliyoruz. 

Her iki takımı tanımayan, Türkiye liglerini bilmeyen birisi maçı izleseydi, Reel Madrid ile amatör kümeden bir takım maç yapıyor sanırdı. Çok yazık.

Haftaya kendi saha ve seyircimiz önünde Kayserispor’u ağırlayacağız. 

İzmir’deki gibi oynarsak bizi burada da deplasmanda da her takım yener. Ancak hafta içinde çok şeyin değişeceğini düşünüyorum. Benim tanıdığım Aykut Hoca gereğini yapacaktır. 

Beş maçta 6 puan tehlike zilleri çalıyor anlamına gelir. Ortalamaya vurduğumuzda ligden düşmeyi getirebilecek bir durum bile söz konusu. Tabi ki ilk beş hafta tam ölçü değil. Ama yine de bir fikir verir.

Kayseri’den sonra Kasımpaşa deplasmanına gideceğiz. Her iki maçı almamız durumunda tehlikeyi bertaraf etmiş oluruz. Bir galibiyet bir beraberlik de kurtarır. İzmir’de başımızı öne eğdiren futbolculara her iki maçtan da galibiyet ile ayrılmak düşer.

Önceki ve Sonraki Yazılar