Hırsızın hiç mi suçu yok?

Vali-Gazeteci diyaloğu tartışılmaya devam ediyor. 
Taraflardan herhangi birini suçlamadığım ve suçlamadığımı açıkça yazdığım halde, okların hedefi haline geldim. Sosyal medya üzerinden başlatılan linç kampanyasından ben de nasibimi aldım. Bana yapılan eleştiriler “neden meslektaşıma sahip çıkmadığım” yönünde. Yazımda gazeteci de olsa resmi bir toplantıda toplum nezdinde kabul görmüş genel kaidelere uymak gerektiğini ifade ettim. Öncelikle bunun bilinmesi gerekir. 
Yaşanan hadiseden sonra yazılıp çizilenleri ibretle takip ettim. 
Kimi gazeteciyi suçladı, niye düzgün oturmadı diye.. 
Kimi Vali’yi suçladı, niye uyardı diye… 
Kimi ise Vali Bey’in haklı olduğun ancak üslubunun sert olduğunu savundu. 
Ancak hiç kimse, hadisenin oluş şeklini irdelemedi. İşin tekniğine inmedi. Sonuçta hem Vali Bey’in hem de gazetecinin zarar gördüğü, Konya’nın olumsuz bir meseleyle gündeme geldiği bir durum söz konusu. 
Mesela: 
Görüntüyü kim çekti? 
Ulusal medyaya kim servis etti? 
Görüntüyü çeken muhabir-kameraman valinin sert uyarısı ile birlikte neden kamerayı hadisenin yaşanmasına neden olan bölgeye döndürmedi? Uyarıyı alan kişiye neden odaklanılmadı? (zoomlanmadı) Burası çok önemli. Eğer insanlar valinin uyarısına neden olan oturma şeklinin görüntüsünü görebilselerdi daha objektif bir değerlendirme yaparlardı. 
Görüntüyü çeken gazeteci, uyarıya muhatap olan kişinin bir başka gazeteci olduğunu bildiği halde haber neden “vali öğretmeni uyardı” şeklinde verildi?
Haber içeriğinin öğretmenden gazeteciye dönüştürülmesinde neden o kadar gecikildi? 
Yüzlerce kişinin bulunduğu bir toplantıda böyle bir uyarıya muhatap olan gazeteci arkadaşımız meslekte yeni. Onun böyle bir hadisede şoke olması, ne yapacağını bilememesi normal. Salonda bulunan diğer gazeteci veya gazetecilerin tutum ve davranışları pek normal görünmüyor. 
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, bilindiği halde haberin “vali öğretmeni uyardı” şeklinde servis edilmesi çok yanlış. Görüntüyü servis edenin veya servis edene görüntüyü verenin uyarıya muhatap olan kişinin gazeteci olduğunu bilmemesi çok düşük bir ihtimal. 
Hani hep deriz ya. “Haber’de bilginin doğruluğu esastır” diye… Okula yeni başlayan gazeteci adaylarına ilk olarak 5N+1K’yı öğretiriz. Nerede haberciliğin temel kuralları? 
Bu hadisede gazeteciler sınıfta kaldığı gibi, meslek kuruluşları da sınıfta kaldı. Mesele “sen öğretmen misin?” sorusuna muhatap olan gazetecinin “değilim” şeklindeki işaretinin Vali bey tarafından görülmemesi veya yanlış anlaşılması kadar basitken, hadisenin büyütülmesine zemin hazırlanmıştır. Gazeteciler Cemiyeti ve dernekleri neredeler? 
Genç gazeteci arkadaşımın mesleğin başında yaşadığı talihsizlik hoş değil. Bu hadise umarım onu meslekten soğutmaz. Oturma biçiminin uygunsuzluğundan kaynaklı bu küçük hata, tecrübe babında kulağa küpe edilecek bir durum ancak özür dilemeyi de gerektirmez. Bu özür bir devlet büyüğüne saygı ve nezaket amaçlı ise genç arkadaşımı bu erdemli tutumundan dolayı tebrik ederim. Hadisenin büyütülüp servis edilmesinde yapılan yanlışın, özür meselesinde de tekrar etmesini ise anlayamadım.

Önceki ve Sonraki Yazılar