Mistik esinti

Konya Mistik Müzik Festivali tanıtım toplantısında Konya Valisi Cüneyit Orhan Toprak’ın konuşmaları bizi etkiledi. Vali Toprak’ın Hakkâri’den Konya’ya geldiğinde aklının hala geldiği il olan Hakkâri’de olmasını takdir etmişimdir. Konya Valisi iken bile Hakkâri’ye bir şeyler yapmanın gayreti içerisinde oldu. Yaptı da. 

Geniş katılımlı basın toplantısında Vali Toprak, Konya’yı birçok Konyalı bürokrat ve siyasiden çok daha güzel anlattı. Bir vali için bulunduğu ili yönetmek ayrı şey, o şehirle bütünleşmek ayrı şey. Her vali ikisini bir arada yapamaz. Vali bey her ikisini aynı anda yapan nadir yöneticilerden biri. 

Vali Toprak, Etliekmek’i Guinness Dünya Rekorlar kitabına almaya kararlı. Konya etliekmeği bu yönü ile dünyanın gündemine gelecek. Bir farkındalık oluşturulacak. Uzunluk ölçüsü ile kırılacak olan rekor dünya durdukça Guinness kitabında yer alacak. 

Vali Toprak konuşmasında Konya mutfağına da değindi. Ana yemek olarak 70 ayrı yemeğimizin bulunduğunu söyledi. Tatlı ve salatalarla bu sayının 500’e ulaştığını kaydetti. Vali beyin anlatımları şahsımın “Konya Gastronomi Şehri olabilir” tezini doğrular nitelikte. Bu yönü ile de bir adım atılması gerektiğini düşünüyorum. 

Mistik Müzik Festivali ile ilgili sunumu Konya İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdüssettar Yarar yaptı. Yarar Konya’daki Festival’ın kendi alanında dünyanın en önemli sekiz organizasyonundan biri olarak görüldüğünü belirtti. Bunu önemsiyorum. 

Niye önemsiyorum? 

Marka şehir kavramı ülkemiz gündemine son yıllarda girdi. Gelişmiş ülkeler Marka Şehirler oluşturarak ülkelerine olan ilgiyi artırmaya çalışıyorlar. Dünyada bulunduğu ülkeden daha fazla bilinirliği olan şehirler var. 
Tabi, marka şehir olmak öyle kolay değil. 

Sadece marka ürünler üretmekle bu iş olmuyor.  Evet, marka ürünlerimiz de olmalı. 

Ama… 

Marka organizasyonlarımızın, marka kültür sanat faaliyetlerimizin, marka kişilerimizin (siyaset adamı, bilim adamı, spor kulübü, sanat adamı vb) marka üniversitelerimizin, marka değerlerimizin ve burada sayamayacağım daha pek çok marka faaliyetimizin olması gerekir. 

Konya’nın böyle bir potansiyelinin olduğunu düşünüyorum. Bir çırpıda aklıma gelenleri söyleyeyim. 

Kişiler; Mevlana, Şems, Konevi…

Kültürel organizasyonlar; Mistik Müzik, Şeb-i Arus, Sufisin, Ateşbaz-ı Veli Mutfak Günleri

Tarih: Çatalhüyük, Kilistra, Boncuklu Höyük, İvriz, Sille,  Roma-Selçuklu- Osmanlı eserleri.

Mutfak: Etli Ekmek, Konya Kebabı, Tirit, Bamya Çorbası, Düğün Yemeği… 

Ürün: Torku, Atiker, Akınsoft, Zade, Cebel, Enka, Ova, Çağlak,..

Belediye-Şehir: Türkiye’nin en sorunsuz büyük şehri… Dünya çapında belediye hizmetleri… Tramvay, stadyum, Uluslararası Selçuklu Kongre Merkezi, Kelebekler Parkı, Sille ve Sille Barajı, Meram, Alaaddin Tepesi, 5 Üniversite, organize sanayi bölgeleri, çok yakında metro… 
……..
Yukarıda ifade ettiğim tüm marka ürün ve değerlerimizin bir kısmı bölgesel, bir kısmı ulusal boyutta markalar. Hemen aklıma gelmeyen daha birçok markamız da var.  Ayrıca yerel markalarımızı saymadım.

Yerelleri bölgesele, bölgeselleri ulusala, ulusalları uluslararası marka değere taşımak için planlı, programlı ve gayretli bir çalışmaya ihtiyaç var. 

2021 yılında Konya’da yapılması kesinleşen ve Kasım ayında Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın sözleşmesini imzalayacağı 5. İslam Dayanışma Oyunları bu yönü ile büyük önem arz ediyor.  Hem bu yolla şehrimizi tanıtacağız hem de 2021 yılına kadar kazandırılacak spor tesisleri bize ileride benzer uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapma imkânı sağlayacak. 

Mistik Müzik esintisi hak âşıklarına gıda olurken, açılmayan pek çok dünya kapısını Konya’ya açacak gibi görünüyor. 

Önceki ve Sonraki Yazılar