Vali var, Vali var

Bir valinin geçmiş dönem muhasebesi yaptığı pek görülmemiştir.

Türkiye’de genellikle seçilmişler dönem sonlarında veya yıl dönümlerinde basın toplantıları ile veya halka açık programlarla bir muhasebe yaparlar. Atanmışlarda böyle bir teamül bulunmaz.

Bir yıl önce Konya’ya atanan vali Cüneyit Orhan Toprak, sıra dışı valiliğini bu konuda da gösterdi. Bir yıllık valilik dönemini düzenlediği basınla sohbet toplantısı ile anlattı.

Türkiye’nin en büyük ilinin valisi olmak kolay şey değil. Biz ne valiler gördük. 3-5 yıl valilik yaptığı halde gitmeye yakın zamanlarda dahi Konya’yı tanımayan valiler biliriz.

Bir yıllık değerlendirme sonunda şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, Vali Toprak kısa sürede Konya’yı tanımış ve sorunlarına vakıf olmuş. Hatta daha da öteye giderek, sorunların çözümü için elinden gelen gayreti gösteriyor, diyebilirim.

30 yılı aşkın meslek hayatımdaki tecrübelerime dayanarak üç sınıf validen söz edilebileceğini düşünmekteyim.

  1. Devletin Valileri
  2. Milletin Valileri
  3. Hem Devletin hem Milletin Valileri.(Sıra dışı valiler)

Devletin Valileri;  atamayla bir hükümet tasarrufu olarak vali olduklarını bilir, hükümete toz kondurmamak için çaba sarf ederler. Valilik icraatları, Ankara’dan gelecek devlet büyüklerini ağırlamak, hükümetle ters düşmemek, il siyasileri ile iyi geçinmekten ibarettir. Tek gayeleri koltuklarını kaybetmemektir. Onlar için başarının ölçüsü, görev sürelerini uzatmak veya kararname dönemlerinde bir başka ile atanmaktır. Halkın sorunları onları fazlaca ilgilendirmez.

Milletin Valileri; atamayla bir hükümet tasarrufu olarak vali olduklarını bilir, hükümeti memnun etmenin halka şirin görünmekten geçtiğine inanırlar. Halka şirin görünmenin dozunu çoğu zaman kaçırdıklarından dolayı, şov yapıyor görüntüsü verirler. Mikro milliyetçilik yaparlar ve yerel değerlere oynarlar. Vatandaşın gerçek meseleleri yerine ulusal gündemde yer edinecek meselelerle uğraşırlar. Ulusal gündemde yer alıp seslerini hükümete duyurmaları onları ziyadesi ile memnun eder. Bu yolla hükümetin gözüne gireceklerini sanırlar.

Sıra Dışı Valiler; hem devleti hem milleti memnun etmeye dayalı bir hizmet felsefesine sahiptirler. Onlar için devlet ile millet aynı anlama gelir. Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye nasihati olan “insanı yaşat ki, devlet yaşasın” ilkesini hizmet anlayışı olarak kabul ederler. Onlar için valilik değil, hizmet önemlidir.

Bir yıllık çalışma döneminde gördüklerim beni Vali Toprak’ın ‘ı ‘sıra dışı valiler’ kategorisinde olduğu sonucuna götürüyor. Basın toplantısında söylemiş olduğu şu cümleler benim için önemli birer kriter.

-Bir vatandaşımın sorunu varsa ve bu sorun bana kadar geldiyse, çözülünceye kadar rahat etmem.

-Engelli vatandaşlarımız benim için birinci öncelikli vatandaşlarımızdır.

-Konyalıların müteşebbis ruhu beni çok sevindiriyor.

-2 milyar ihracat yetmez, bunu yakın zamanda 10 milyar dolara çıkarmalıyız.

-Yolda yürürken önümde yol açan görevli istemem, ben vatandaşla birlikte yürümeyi severim.

-Herhangi bir programda veya yerde ben rahat edeyim diye vatandaşı iten bir görevliyi o gün yanımdan uzaklaştırırım. İkinci gün kimse onu yanımda veya yakınımda göremez.

-Aracında çakar lamba kullanma izni olan ildeki tek yönetici ben olduğum halde (polis araçları hariç), geldiğim günden beri çakar lamba kullanmıyorum. Çakar lambaya şiddetle karşıyım.

-Trafik kurallarına aşırı duyarlıyım. Olağanüstü bir durum söz konusu olmadığı müddetçe benim aracım geçecek diye trafiği durdurtmam, yolları trafiğe kapattırmam.

İşte böyle bir valimiz var.

Ne diyeyim…

 Vali var. Vali Var.

Önceki ve Sonraki Yazılar